|
O`na Dair.. Varlığı sorgulamak derinden,cevap aramak bulamama pahasına.Neden varız, neden yaratıldık,neden yaratıldı bu alem? Nedenlerin yerini kimin için yaratıldı soruları alır zamanla. Dünyadaki bu düzen nedendir? Erişemediğimiz gökyüzü,solusak da göremediğimiz hava, uçma kabiliyeti olan kuşlar,ve düşünebilen tek varlık insan..
Fazla düşünmekte fayda yoktur. Bunu baştan söyleyelim.Din bir dogmadır.Ve dogmaların sorgulanması zararlı değil, çok sorgulanması zararlıdır.Hristiyanlık’ta olduğu gibi,Kilise’ye beynini çıkar da gir demez bizim dinimiz.Sorgulamayı tabi ki kabul eder.Fakat düşündükçe insan daha da çıkmaza sürükleniyor değil mi ? Tek bir cevap vardır ki;’Bu dünyanın anlamı bu dünyada değildir.’ Dünya oyun ve eğlenceden ibarettir.İbadet şekilleri ile de oyuna mola veririz. Buyurmuyor mu ki Rabbimiz,’Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.’( Zâriyât/56) İşte sır buradadır. Amaç, ölümü son olarak kabul etmemek,başlangıç saymak ve bu başlangıç için güzel bir temel hazırlamaktır.
Şöyle de bir mevzu var ki, hayat yaşamaya değer, kaç kere geleceğiz ki dünyaya? Biliyorum böyle düşünüyorsunuz çoğunuz. Her yaşın ayrı bir güzelliği var diyorsunuz. Oysa asıl mesele,dünya ve ahiret dengesini sağlayabilmektir.Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için,yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışmak.. Geylani Hazretlerinin bir sözü vardır,’Ölümü yattığınızda yastığınızın altında,kalktığınızda karşınızda bilin.’ Ölüm bize bizden yakınken, neden eli boş çıkalım yola ?
Aşık oluyoruz çoğumuz değil mi? Bağlanıyoruz, fedakarlık ediyoruz, saygı duyuyoruz ve seviyoruz. Oysa bize onu,onu da bizi sevdiren kimdir? O’nu bulamadıkça daha çok mecaz arar dururuz.O bize bizden yakınken,biz onu unuturuz.Günde beş kez ona çağrı yankılanır kulaklarda.Ama hep erteleriz misafir olmayı. Şu okulum bitsin, dur bir emekli olayım, daha yaşım genç, nasıl olsa kılarım deyip reddederiz çağrıları.Oysa giden zaman gelmez geri, ve her geçen gün ömürden kopan bir parçadır,tamiri mümkün olmayan ..
Allah ile aramızda ince bir çizgi olmalı, korku ve ümit arasında duran.. Şükretmeliyiz ki bizi Müslüman olarak yarattığı için. Gayrimüslimler akın akın Müslüman olurken, bize en başından bu şerefi tattırdığı için.Davamız sorduklarında ‘Elhamdülillah Müslümanım’ demek değil,Müslümanlığı yaşayabilmek olmalı.Kimlikte Müslüman çoktur, ama dilinden çıkanları kalbi ile tastik ettikten sonra hayatına uygulayan pek azdır.
Çantada keklik dememeli Azrail bizim için. Biz ki,bu dünyada olmanın hakkını vermeliyiz.Yok olmamak için,varlığa şükretmeliyiz.Cazip olanların haram olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. İçki parayla,zina parayla,kumar parayla. Namazın huzuru ise para biçilemez.’Bukowski diyor ki,yakında doktorlar hastalarının reçetelerine Müslümanların tuttuğu orucu ve kıldıkları namazı yazacaklar.’
Biliyorsun Allah’ım,bilmiyoruz kendimizi.Zatının hatrına affet bizi ..
Sürç-ü lisan ettiysek affola. Hoş bakın zatınıza ..
Nur ERTAŞ
Bu Yazı 16.05.2012 22.03 Tarihinde Nur ERTAŞ Tarafından Yazılmıştır...
Bu Yazı 42 Kez Okunmuştur !
Diğer Nur ERTAŞ Yazıları
O`na Dair.. 16.05.2012 22.03
Bir Tek `Annem` Olsun, Bana Bir Şey Olm 11.05.2012 22.20
DERDİNİZ NE ? 30.04.2012 11.34
Seni Sana Yazdım `BABACIĞIM` 27.04.2012 21.37
İnsanlığın Ritmi:"GÜVEN" 01.04.2012 20.45
`ES`KİMEYEN DOSTLUKLARA .. 09.02.2012 20.53
![]() Bu Yazıya Henuz Yorum Yapılmadı ! Bu Habere Yorum Yapmak İçin Üye Girişi Yapın !
Üye Değilseniz Üye Olmak İçin Tıklayın ! |
![]() |
|||||||||||
![]() |
|||||||||||||
