Muammer GÖKTÜRK © Güncel Konular Köşesi
Anasayfa | Üyelerimiz | Ziyaretci Defteri | Haber Arşiv | İletişim | Site Haritası

ESDER.BIZ
ESDER Federasyonu
Yurtdışı ESDER
Marmara ESDER
İç Anadolu ESDER
Ege ESDER
Akdeniz ESDER
Karadeniz ESDER
Güneydoğu An. ESDER
Muammer GÖKTÜRK
Güncel Konular Köşesi
 
Son Yazı : NİTELİKLİ İLETİŞİM
05.03.2012 17.51 PM
 

NİTELİKLİ İLETİŞİM


NİTELİKLİ İLETİŞİM

Yapılan bir araÅŸtırmada; Türkiye'nin de içerisinde bulunduÄŸu dünyadaki 57 İslam ülkesinin nüfusu yaklaşık 1,5 milyar ancak, 82 milyon Almanya'nın ürettiÄŸinin yarısını üretemiyor.

İnsanların karakteri 0-12 yaÅŸ arası oluÅŸuyor, 12 yaÅŸtan sonra oluÅŸan ise sosyal kimlik. İyi bir birey olmak için:

1-İyi bir devlet (Eğitimi, Adalet Sistemi ve Ekonomisi ile),

2-İyi bir aile ortamı,

3-İyi bir eğitim ve

4-İyi bir çevre lazım.

Çocuk terbiyesi ve karakter geliÅŸimi açısından ailede anne çok önemli. Annelerin söylediÄŸi niniler önemli. Yalnız burada bir sorun var. Mesela bir Yahudi ninnisinde;

`Uyusun da büyüsün ninni, büyük adam olsun ninni,

Uçak yapsın, uzaya gitsin ninni,

Arz-ı Mevudu gerçekleÅŸtirsin ninni.` diyor.

Bizimki ne diyor;

`Dandini dandini dasdana, Danalar girmiÅŸ bostana,

Kov bostancı danayı, yemesin lahanayı!..`

Dana lahanayı yese ne olur, Yemese ne olur? Altı üstü lahana. İçinde amaç yok, hedef yok, ufuk yok, vizyon yok, füzyon yok, deÄŸer yok... Bir baÅŸkası; `Uyusun da büyüsün ninni, tıpış tıpış yürüsün ninni.` Gelsin, büyüsün, okusun, askere gitsin, bir iÅŸe girsin, evlensin, emekli olsun, ölsün!.. Hedef, amaç, ufuk, vizyon, deÄŸer hiç bir ÅŸey yok.

Babalarımız bir kere olsun aferin sen çok baÅŸarılı bir çocuksun, sen ÅŸunu yapabilirsin demedi. BaÅŸarısızlık halinde sen yapabilirsin bir kere daha dene demedi. Ya ne dedi; küfürle birlikte zaten sen adam olamazsın dedi!..

DinlediÄŸimiz masallarda ve hikayelerde de bir problem var. Mesela, onların masallarında, Alice Harikalar diyarında bir tavÅŸan vardır. Alice, tavÅŸana sorar: Bu yol nereye gidiyor? TavÅŸan da der ki: Bu yol bir yere gitmez, sen nereye gitmek istiyorsun? Sen nereye gitmek istediÄŸini bilmiyorsan yolun nereye gittiÄŸinin ne anlamı var! İnsan nereye gittiÄŸini bilmeden bir yere gidebilir mi? Nereye gittiÄŸini bilmeden bir yere varabilmek mümkün mü?

Mesela, bir baÅŸka hikayede, Robinson Cruzo bir adaya düÅŸüyor, tek başına, aÄŸaçlardan kulübe yapıyor, aÄŸaçları bir birine sürterek ateÅŸ yakıyor, sal yapıyor, dalgalarla boÄŸuÅŸuyor, fırtınalarla mücadele ediyor, kurtuluyor...

Bizim masallarımız nasıldı? Yolda giderken lay lay loy, bir lamba buluyor. Lambaya bir tekme atıyor, lambayı okÅŸuyor, içinden bir cin çıkıyor, buyur aÄŸabey ne istersin diyor. O da beni falanca yere padiÅŸah yap diyor, Al seni falanca yere padiÅŸah yaptım, baÅŸka; Eee zahmet olacak bir de padiÅŸahın kızını al... Emek yok, çalışma yok, mücadele yok, üretme yok, risk yok, lambayı okÅŸa bir yere gel, lambayı okÅŸa müdür ol, lambayı okÅŸa baÅŸkan ol... Her ÅŸeyi kolaydan bekledik.

Sonra okula gittik. Okul da enteresan bir yer. Kapının önünde ilk iletiÅŸim; OÄŸlum! diye bağıran bir ses, ellerinizi uzatın, kollarınızı uzatın, önden, yandan hizaya girin, Rahat! Hazır ol! Herhalde dünyanın hiç bir yerinde bizim kadar düzgün sıraya giren baÅŸka bir millet yoktur? Bağırarak, kızarak bizi bir yere getirmeye çalıştılar. Sınıfa girdik, sınıftaki ilk iletiÅŸim; aÄŸzınızı kapatın, arkanıza yaslanın, çiçek olun dediler. KonuÅŸurken elinizi kolunuzu kullanmayın, kullanan insanlar baÅŸarısız insanlardır dediler. Sadece sözlüye kaldırıp konuÅŸturdular. Böyle olduÄŸu için, bu ülkenin insanlarının %80'ni ölümden sonra en çok bir topluluk önünde konuÅŸmaktan korkuyor, duygularını ifade etmekten korkuyor, birisine selam vermekten korkuyor, karısına seni seviyorum demekten korkuyor, çocuÄŸuna ÅŸefkatle sarılmaktan korkuyor...

Her insanın içinde iki tane benlik vardır. Birisi bizimle beraber doÄŸar, bizimle beraber ölür, o içimizdeki çocuktur. Bir de öteki benlik vardır; annenin istediÄŸi benlik, babanın istediÄŸi benlik, eÅŸinin istediÄŸi benlik, çevrenin istediÄŸi benlik... Biz, aile, okul ve çevre içimizdeki çocuÄŸu 16 yaşına gelinceye kadar öldürdük. 16 yaşına gelince anne, baba, okul, çevre; doÄŸru dur, sırıtma, konuÅŸma, sen karışma, ciddi ol, kadın gibi gülme!.. İçimizdeki çocuÄŸu öldürüyoruz. Diyelim ki ortalama 75 yıl yaşıyoruz, 59 yıl toplumun içindeki çocuk yok ve toplumun %80'ni serumlu gibi yaşıyor. Herkes birbirine böyle bakıyor, böyle konuÅŸuyor, böyle ticaret yapıyor, sokakta böyle dolaşıyor... Toplumun %80'ninde gönül Mevlana, Yunus Emre, Hacı BektaÅŸi Veli ama, servis yok, yüzü beton, adam duygusuz bakıyor. Kırk yıllık karısına böyle bakıyor ve ruhsuz bir ses tonuyla: Hanım sevildiÄŸini unutma! diyor. Kadın sevinse bir türlü, sevinmese bir türlü. Hiç birimizin nüfus kağıdında tebessüm eden bir fotoÄŸraf yok. YaÅŸayan toplumda bir sıkıntı var.

Allah(cc) dünyayı ve insanları önce kendisi ile, sonra birbirleri ile iletiÅŸim kursun diye yarattı. İlk iletiÅŸim ruhlar aleminde baÅŸlıyor, Yüce Yaradan ruhlara soruyor; ben sizin Rabbiniz deÄŸil miyim? Ruhlar da evet sen bizim Rabbimizsin diyor ve ilk iletiÅŸim baÅŸlıyor. Sonra insanlar yeryüzünde duygu ve düÅŸüncelerini bir birlerine anlatmak için bir model geliÅŸtiriyorlar.

İletiÅŸim ÅŸu: insanın bildiÄŸi bir ÅŸeyi, doÄŸru duygu ile servis yapma sanatıdır. BildiÄŸin bir ÅŸeyi, bir kelimeyi, bir cümleyi halisane bir dille anlatabilme sanatı, servis yapabilme sanatıdır. Zaten hayat da bir servis yapabilme sanatıdır. Bizi diÄŸerlerinden ayıran en önemli özellik de servistir. Servisin üç önemli anahtarı vardır:

1-Kullanmış olduğunuz kelimeler,

2-Ses tonunuz ve vurgularınız,

3-Beden diliniz, eliniz, kolunuz, yüzünüz.

Sizce bunların hangisi daha etkilidir? Yapılan bir araÅŸtırmada insanların %7'si kullandığınız kelimelerden etkileniyor. %38'i Sesinizin tonundan ve vurgularınızdan etkileniyor ve %55'i de beden dilinizden etkileniyor. Yani, elinizden, kolunuzdan, yüzünüzden, gözünüzden etkileniyor. Dil baÅŸka, yüz baÅŸka, el baÅŸka olmaz. İnsanlar arası iletiÅŸimde kalite çok büyük olacak. Bu araÅŸtırmadan beden dilinin daha önemli olduÄŸu anlaşılıyor.

Beden dilindeki önemli hususlar ise:

1-Göz ve Göz teması,

2-Yüz ifadesi,

3-BaÅŸ hareketleri,

4-El hareketleri,

5-Vücudun duruÅŸu, mesafe, dokunmak, sarılmak,

6-Dış görünüÅŸ ve tarz.

Birisiyle konuÅŸurken, birisine bir ÅŸey anlatırken, çocuÄŸunuza bir ÅŸey ifade ederken yüreÄŸinizde hissettiklerinizi kelimelerle ifade ettiklerinizi karşı tarafa aktarabilmenin en güzel yolu göz ve göz temasıdır. Çünkü, gözler kalbin aynasıdır, onlar asla yalan söylemez...

Beden dilinde insanlar arasında fark oluÅŸturan ÅŸey yüz ifadesidir. İnsanın yüzü Yüce Allah'ın varlığının bir tecellisidir. Yüzünüz mahkeme duvarı gibi olmamalı, yani Adalet mülkün temelidir yazılı bir suratla insanların karşısına çıkılmamalıdır. İnsanlar senin gönlünün Mevlana olduÄŸunu bilemezler, servise bakarlar, yüzünüze bakarlar. Serviste bir ÅŸey varsa, oradan bir ÅŸey alıyorsan bir ÅŸey olur. Hiç bir ÅŸey bilmiyorsan bi `Ce` de, yüzün gülümser, Sadaka-i cariye olur, müslümanın yüzü mütebessim olur, canlı olur, müslümanın yüzü samimi olur.

BaÅŸ hareketleri; birisine bir ÅŸey anlatıyorsunuz adam ölü gibi dinliyor. DinlediÄŸini belli etmiyor, his yok, hiç bir tepki vermiyor. Alana da zor satana da zor!.

El hareketleri; bir ÅŸey anlatırken, bir ÅŸey ifade ederken, samimiyetinizi belli etmek için ellerinizi ve kollarınızı kullanın. Allah Resulü(SAV) bir ÅŸey anlattıklarında saÄŸ elinin baÅŸ parmağını, sol avuçları içerisine koyar ve konunun ehemmiyetine vurgu yaparlarmış.

Vücudunuzun duruÅŸu, mesafe, dokunmak ve sarılmak iletiÅŸimde çok önemli. Çünkü bir ÅŸeyi yaÅŸayabilmek için sarılmak gerekli. EÅŸinize, çocuÄŸunuza, arkadaşınıza sarılmak çok önemli. Hiç bir ÅŸey yaÅŸamadan yaÅŸatılamaz. Dokunurken yaÅŸayacaksın, sarılırken yaÅŸayacaksın, alkışlarken yaÅŸayacaksın. Birbirimize sarılalım ve yaÅŸatalım. Hiç bir ÅŸey yarım yamalak olmaz, selamımız içten olacak, kelamımız içten olacak, alkışımız içten olacak, içten olmazsa olmaz... Hiç bir ÅŸey yaÅŸamadan yaÅŸatılamaz.

Dış görünüÅŸünüz ve tarzınız önemli. Yani Müslüman farkı; kılığıyla, kıyafetiyle, temizliÄŸiyle, konuÅŸmasıyla, tarzıyla, eliyle, yüzüyle, gözüyle yani %55 ile, beden diliyle, bir fark oluÅŸturacak. %38'i ses tonu idi, ses tonu ve vurgularına dikkat edecek. Selamındaki ses tonuna bakacak, birisine tepki gösterirken ses tonuna dikkat edecek. Çocuktan bir ÅŸey isterken kullanmış olduÄŸu ses tonunu doÄŸru olacak. Ses tonu önemli, bir ÅŸeyi bin türlü söylemek mümkün.

Biz millet olarak bir birimize çok tepki gösteriyoruz. Çocuk eve geç geliyor, bağırıp çağırıyoruz. Adam yanlış yere park ediyor tepki gösteriyoruz, otobüste tepki gösteriyoruz, camide tepki gösteriyoruz. Gelin bundan sonra bir ÅŸeyi ilke edinelim; çocuk bir ÅŸey yaptı `yaklaşım göstermeyi` deneyelim, komÅŸu bir ÅŸey yaptı `yaklaşım göstermeyi` deneyelim. Kaliteli bir toplum için, nitelikli bir iletiÅŸim için, Müslüman tavrı için `Tepki deÄŸil, Yaklaşım!.`

Kelimeler de önemli elbette, her ne kadar %7 etkili olsa da. Bunu da en iyi ÅŸekilde seçmek lazım. 57 İslam ülkesi üretimde yarım Almanya deÄŸil ama, bu millet bir ÅŸeyi çok üretiyor: dedikodu üretiyor, laf üretiyor, suçlama üretiyor ama en çok ürettiÄŸi ÅŸey MAZERET. Her ÅŸeye mazereti var; okumaya mazereti var, namaza mazereti var, oruca mazereti var, düÅŸünmeye mazereti var, tebessüm etmeye mazereti var, sigarayı bırakmaya mazereti var, iletiÅŸim kurmaya mazereti var...

Hz. Ali(RA) diyor ki:`Bahane(mazeret), insanın kendine söylediÄŸi en büyük yalandır.` Bütün kitaplarda Yüce Yaradan insanı en mükemmel ÅŸekilde yarattığını bildiriyor. Madem ki mükemmelim, madem ki MAZERET EN BÜYÜK YALAN, önce kendimize söylemeliyiz: üretmek için, deÄŸiÅŸmek için, yetiÅŸmek için, kendimiz için, ülkemiz için, bütün insanlık için, ölüm hariç hiç bir ÅŸey için `MAZERET YOK!`

Üretmek için, geliÅŸmek için, deÄŸiÅŸmek için, nitelikli iletiÅŸim için, Müslüman farkı oluÅŸturmak için MAZERET YOK! Bu ülkenin baÅŸka bir kurtuluÅŸ yolu da yok.

Her ÅŸeye raÄŸmen MAZERET YOK!

Bunu yazıp her gün görebileceÄŸiniz bir yere asın, çocuklarınıza öÄŸretin, sevdiklerinize öÄŸretin. `HER ÅžEYE RAÄžMEN MAZERET YOK!..`

NOT: Bu makalede, Doç.Dr.Åžaban KIZILDAÄž'IN 04.02.2012 tarihinde Antalya'daki TARSİM toplantısında yaptığı konuÅŸmadan yararlanılmıştır.


Muammer GÖKTÜRK
Güncel Konular Köşesi
Bu Yazı 05.03.2012 17.51 Tarihinde Muammer GÖKTÜRK Tarafından Yazılmıştır...
Bu Yazı 243 Kez Okunmuştur !
DiÄŸer Muammer GÖKTÜRK Yazıları
NİTELİKLİ İLETİŞİM 05.03.2012 17.51
YOLCU 25.01.2012 20.02
DUYARLI OLMAK 30.11.2011 12.20
ÖMÜR DEDİĞİN... 14.10.2011 12.22
ETKİN LİDERLİK 21.02.2011 09.53
TARIMIN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERÄ 21.01.2011 23.00


Bu Yazıya Henuz Yorum Yapılmadı !
Bu Habere Yorum Yapmak İçin Üye Girişi Yapın !
Üye Değilseniz Üye Olmak İçin Tıklayın !
 
Mehmet Çetinkaya (Genel Başkan)
FEDERASYONUN KURULUÅžU
TÜRKİYE ESKİŞEHİR DERNEKLERİ FEDERASYONU 15.12.2009 21.32
ESDER Federasyonu
Federasyon KuruluÅŸu
Onursal Başkanımız
EskiÅŸehir Mahallesi
ESDER` in KuruluÅŸu
Tüzük
Site Haritası
ESKİŞEHİR
Genel Bilgiler
Tarihi Bilgi ve Belgeler
EskiÅŸehir Tren Seferleri
EskiÅŸehirden YetiÅŸenler
KÜLTÜRÜMÜZ
Yemeklerimiz
Geleneklerimiz
GAZETELER
SAKARYA GAZETESİ
Duyuru
İKİ EYLÜL GAZETESİ
İSTİKBAL GAZETESİ
ANADOLU GAZETESİ
SONHABER GAZETESİ
MİLLİ İRADE GAZETESİ
ŞEHİR GAZETESİ
BURÇ GAZETESİ
 
Barış BAŞ (ESDER Gençlik Kolları Başkan)
TEPKİSİZLEŞMEK-3
Toplum olarak tepkisiz kaldığımız bir konu.. 03.01.2012 14.16
ESDER Genel Merkez
Kullanıcı
Adi :

Åžifre :
  Ãœye Ol!
EskiÅŸehir Hava Durumu
ESDER RSS Servisi
ESWEBPORTAL © 2008
Programlama ve Tasarım 'ESDER Bilişim Kulübü'